Beni Dinlemenizi Umuyorum

Tüm insanlığı karşıma alsam ve konuşacak olsam ne derim diye düşünürüm hep. Bütün insanlığın bilmesi gerektiğini düşündüğüm bir şeyler mi gevelemek ya da anlamsız ve havalı bir şey söyleyerek sahneden inmek mi yerinde olurdu? Yoksa böyle geniş kitleye ulaşacak mesajın arasına reklam alıp mesleğimin hakkını mı vermeliyim? Kürsüde unutulan Starbucks bardağından bir yudum almak milyarlarca insanın karşısında oluşan harareti dindirip beni de maddi açıdan rahatlatırdı. Ne olursa olsun söze şöyle başlardım: Merhaba tüm yaşayan insanlar! Beni dinlemenizi umuyorum.

Eğer tüm insanlığın bilmesi gerektiğini düşündüğüm şeylerden birini anlatacak olursam ne kadar iyi anlatırsam anlatayım bana katılacak insan kadar katılmayacak insan olacağının farkındayım. Sosyal medyada kimse milyarlarca insana bir şeyler söyleyebilen birine itiraz etme fırsatını kaçırmak istemez. Bugün dünyanın düz olduğuna inanan binlerce bireyin toplanıp bu konuda konferanslar verdiğini düşünürsek; tez ne olursa olsun antitez Jack’in fasulye sırığı gibi yerden bir hışımla fırlayıp çoktan bulutlara varmış oluyor. Belki de ekşi sözlükte saatler içinde yüzbinlerce girdi olacak bu konuyu korkmadan dile getirmem en doğrusudur. Sonuçta her görüş muhalife; her din de biraz kafire ihtiyaç duymaz mı? Yine de emin olamadım, dünya ciddi konuşmak için fazla kaos barındırıyor. Bir kibrit de ben çakmak istemem galiba.

En iyisi saçma bir şey söyleyip insanları dumura uğratmak. Mesela 42 diyerek Douglas Adams’a bir selam çakıp o malum soruyu insanlara yeniden sordurmak isterdim. Tiger, tiger, burning bright, In the forests of the night diye söze başlayıp peşine de bir Neşet Ertaş dizesi kondurdum mu Eurovision şarkısı gibi bütünlükten uzak bir şeyler ortaya çıkar. Evet kesinlikle bir Eurovision şarkısı olur; biraz İngilizce, biraz Türkçe ve milyonları beklenti içine sokan bir şey! Adeta bir düm tek tek, benim sesim heyecandan batık sanki bir Hadise!

Sözlerimin sonuna gelmeden reklama da karar verelim istiyorum. Çünkü bu tüm insanlara seslenme riskini alırken ardından da tüm insanlardan kaçacak kadar param olmalı diye düşünüyorum. Bu iş için en iyisi Bitcoin olabilir. Adresi ezbere okuyup Satoshi’ye selam çakıp modern dünyanın kripto Che’si olarak hatıralarda yer alırım diye düşünüyorum. Gelen üç beş bağış benim uyuyarak ölmeyi beklememi sağlar diye umuyorum. Belki de bir şapka takıp ya da maske, sonradan onun telifinden de ekmek yiyebilirim. Yok yok en iyisi kolamdan bir yudum alıp söze girmeliyim!

Merhaba insanlar! Beni dinlemenizi umuyorum. Size evrenin sırrını veremem ve sadece konuşarak hiçbir şeyi çözemem ki çözmek de istemiyorum. Dünyayı iyi bir yer yapmak isterdim fakat sizden böyle bir şey beklemiyorum. Ey insanlık! Beni anlamanızı umuyorum. Fayda etmeyeceğini bildiğim için hiçbir şey söylemiyorum.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir